E-ticaret Kanunu
Fiziksel alışveriş olanaklarının geçerliliğini her geçen gün kaybettiği bir dönemde alışveriş tercihleri de dijital alanlara kayıyor. E-ticarette yüksek gelirler kaydediliyor, her sektörden marka iş yapıyor. Alan ve satan tarafında milyonlarca insanın içinde olduğu e-ticaret, mağduriyetlerin minimumda tutulması adına belirli yasal düzenlemeler ile denetleniyor. Tüm bu düzenlemeler e-ticaret kanunu içerisinde yer alıyor. Elektronik ticaret hukuku olarak da bilinen e-ticaret hukuku, bilişim hukukunun bir alt dalı olarak adlandırılabilir. Çevrimiçi ortamlarda gerçekleşen her türlü ticaret, e-ticareti düzenleme hakkında çıkarılan kanunlar ile denetlenebilir.
E-ticarete dair kapsamlı bir kanun ilk kez 2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanmış fakat 2015’te tam olarak yürürlüğe girmiştir. Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkındaki Kanun e-ticareti “Fiziksel olarak karşı karşıya gelmeksizin elektronik ortamda gerçekleştirilen çevrimiçi iktisadi ve ticari her türlü faaliyet” olarak adlandırır. Yani ticaretteki herhangi bir konunun e-ticaret kanunu kapsamında değerlendirilmesi için bu alışverişin dijital ortamlarda yapılması gerekmektedir.

E-ticaret Kanunu Nedir?
Elektronik ticaret kanununda “hizmet sağlayıcı” ve “aracı hizmet sağlayıcı” gibi ayrımlar mevcuttur. Bu kapsamda hizmet sağlayıcı; elektronik ticareti yapan kişi ve kurumları ifade eder. E-ticaretin gün geçtikçe kapsamı değişmiştir ve bunun sonucunda başta kanunda yer almayan “aracı hizmet sağlayıcı” kavramı da kanun da yer almaya başlamıştır. Aracı hizmet sağlayıcı ise bu kişi ve kurumların elektronik ticaret yapmasına vesile olan ve ortam sağlayan taraftan söz eder. Kanun bu iki tarafa belirli yükümlülükler getirmiştir.
Hizmet sağlayıcının yükümlülükleri arasında;
- Bilgi verme yükümlülüğü
- Siparişe dair yükümlülükler
- Ticari elektronik iletilere ilişkin yükümlülükler
- İletinin reddine uymak yükümlülüğü
- Kişisel verilerin korunması yükümlülüğü gibi çeşitli sorumluluklar kanun ile belirlenmiştir.
Zamanla ortaya çıkan aracı hizmet sağlayıcı tarafının da yükümlülükleri aynı şekilde kanunlar ile açıkça ortaya konmuştur. Bunlar arasında “ticari ileti gönderimi için izni alma yükümlülüğü” ve “kişisel verilerin korunması yükümlülüğü” yer alır. Görüldüğü üzere bilişim hukukunun tüm alanlarında olduğu gibi e-ticaret hukukunda da kişisel verilerin korunmasına büyük önem verilmektedir. Bu bağlamda yükümlülüklerini yerine getirmeyen kişi ve kurumlara ağır cezalar verilebilmektedir.

E-ticaret Sözleşmesi
E-ticaret yasasının yaptığı tanıma göre çevrimiçi ortamlardaki alışverişlere atıf yapan sözleşmeler e-ticaret sözleşmesi olarak adlandırılabilir. Fakat kanundaki yeni düzenlemeler itibariyle tüketicilerin ve e-ticaret gerçekleştirenlerin hayatına bir de “mesafeli satış sözleşmesi” kavramı girmiştir. E-ticaret sözleşmesi ve mesafeli satış sözleşmesi arasındaki farklar da sözleşmenin gerçekleştiği ortam itibariyle ortaya çıkmaktadır. E-ticaret sözleşmeleri elektronik ortamda gerçekleşir. Fakat mesafeli satış sözleşmeleri telefon ya da faks gibi ortamlarda yapılabilir. Ayrıca tüketici mevzuatına bakıldığında mesafeli satış sözleşmelerinde alıcı her zaman tüketici olarak yer alır. E-ticaret sözleşmelerinde ise böyle bir zorunluluk yoktur.
E-ticarete taraf olan kurumunuzun elektronik ticaret kanunu dolayısıyla ağır cezalar ile karşılaşmasını istemiyorsanız siz de kurum içinde e-ticaret hukuku eğitimi vermeyi düşünebilirsiniz. Ayrıca karşılaşacağınız olası davalarda Marhan Hukuk’un e-ticaret konusundaki deneyimli avukat kadrosu ile birlikte çalışabilirsiniz.


